in ,

KPSS/Türkçe Paragraf Denemesi-7

  • Soru

    Kitap aralarındaki çiçeklerin yaprakları kadar kurumuş dudakları, tuhaf bir alışkanlıkla sürekli kısmaktan genç yaşta çevresi kırışıklıklarla dolu gözleri vardı. Alçak ses tonu, içten olmamasına rağmen yapmacıktan uzak gülümsemesi, bir kadına göre geniş omuzları… Yeryüzünün baharın gelişiyle başlayan sarhoşluğunu sevdiği kadar, gidişinden duyduğu hırçınlığı da sever; yazın rehavetinden hoşlandığı kadar hoşlanırdı kışın kül rengi bulutlarından. Havanın iyi olduğu sabahlarda evlerinin arka bahçelerindeki salıncağa oturup sallanır, bakışlarını yerdeki cılız otlara dikerdi.
    Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • Betimleyici ögeler ağır basmaktadır.
    • Birden fazla duyuya ilişkin ayrıntıya başvurulmuştur
    • Yinelemelere yer verilmiştir.
    • Öykülemeden yararlanılmıştır.
    • Karşılaştırmaya yer verilmiştir.
  • Soru

    Hazırlığını erkenden bitirenler olurdu. Ben bu gruptaki arkadaşlarımla eşit olmadığımı öğreneli köprünün altından çok sular aktı. Rüzgâr tepelerdeki kumu alır götürürdü. Arkadaşlarla nisan sabahı taşra yolunun kuru ayazından, ten rengi tarlalarından geçtik. Yünlü hırkalarımızı bu soğukta giymezsek hasta olurduk. Ayağımızın uyuşması geçici olurdu. Güneş az sonra boyunlarımızdan akardı nasılsa ve sandviçlerimiz sırt çantamızda nasıl da sıcacıktı. İçimizi sarıp sarmalıyordu.
    Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • Kahraman bakış açısıyla yazılmıştır.
    • Birden çok duyuya ilişkin ayrıntıya yer verilmiştir.
    • Öyküleyici ve betimleyici ögelerden yararlanılmıştır.
    • Farklı yapıda cümleler kullanılmıştır
    • Yinelemelere başvurulmuştur.
  • Soru

    Mehmet Rauf’un son eseri “Halas”, İstiklal Harbi romanı olarak tanıtılmış, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu tarafından beğenilerek ödüllendirilmiş, okullara ve gençlik kütüphanelerine tavsiye edilmiş bir savaş romanıdır. Eserin başında Mehmet Rauf’un “Büyüklerin En Büyüğü Gazi M. Kemal’e ithafıyla başlayan bir giriş yazısı vardır. Yazar, Türk milletinin çektiği zulümlerden bahsederek Mustafa Kemal’in bu milletin yazgısını nasıl değiştirdiğini, yangın yerine dönen Anadolu’da Türk Milletinin küllerinden nasıl doğduğunu anlatarak M. Kemal’e şükranlarını sunar.
    Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • Açıklayıcı anlatımdan yararlanılmıştır
    • Tanım cümlesi kullanılmıştır
    • Tanık göstermeye başvurulmuştur
    • Dil, göndergesel işleviyle kullanılmıştır
    • Nesnel ifadelere başvurulmuştur.
  • Soru

    Bir insanın yaratıcılığı, ne okuduğu kitapların çokluğuna ne de gözlemlediği olaylara bağlıdır. Pek çok insan hemen her gün okuyup gözlem yapabildiği halde bir Dostoyevski olamıyor. Yazar olmayı isteyen birçok insan tanıyorum, yazar olduğunu düşünenleri biliyorum, gerçekten iyi bir yazar olanları da okuyorum. Ama ölümsüz olmayı başarabilenlerin sayısı ne kadar, diye sormadan edemiyorum.
    Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • Dostoyevski; kimsenin yerini dolduramayacağı, gözlem gücü kuvvetli bir sanatçıdır.
    • Ölümsüz bir yazar olabilmenin sırrı, sağlam bir gözlem gücü ve ayrıntılı betimlemelerde saklıdır
    • Zamana yenilmeyen bir sanatçı olabilmek, evrensele ulaşmayı amaçlamakla doğru orantılıdır
    • İyi bir yazar olmanın ilk koşulu, kendini yinelemekten kaçınmak ve usta yazarlara öykünmemektir
    • Bir sanatçının kalıcı olmasını sağlayan yaratı gücü, çok okumasıyla ya da gözlem yeteneğiyle paralellik göstermez.
  • Soru

    Kafka yaşamı boyunca yazdıklarını, ölümünden sonra yakması için yakın arkadaşı Max Brod’a verdi. Fakat o, vasiyetine uymayarak Kafka’nın tüm eserlerini yayımladı. Böylece ortaya koskoca bir “Kafka edebiyatı” çıktı. “Akbaba” adlı öyküsü de bu edebiyatın parçalarından biri. Kafka’nın belki de en kısa öyküsü bu. Borges’in dediği gibi: “Kafka’nın en tartışılmaz becerisi, tahammül edilemez durumlar yaratmaktır. Ölümsüz yapıtlar bırakması için yalnızca birkaç satır yeterlidir.”
    Aşağıdakilerden hangisi, bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek bir yargıdır?

    • Kafka, romanlarını yayımlamaya değer bulmadığı için arkadaşından yakmasını istemiştir.
    • Kafka’nın arkadaşı Max, Kafka’nın romanlarını isimsiz yayımlamıştır.
    • Kafka, eserlerinde tahammül sınırını zorlamayan durumları anlatmıştır.
    • Kafka, ölmeden önce yazdığı tüm eserleri yok etmesi için arkadaşına vermiştir.
    • Kafka’nın eserlerini değerlendiren Borges, onun çağdaşıdır.
  • Soru

    Bir toplumu ayakta tutan en önemli sütunlardan biri dildir. Herhalde yeryüzünde diline en saygısız, en hoyrat davranan toplum biziz. Bugün Türk edebiyatını okumak, anlamak imkansız hale geldi. Yakınlarda yazılmış eserleri demek de yanlış olur. 40-50 yaşlarındaki adamlar da anlamıyor, okumuş yazmış adamlar da anlamıyor. Birincisi dil kötürümleşti, berbat edildi. İkincisi zaten okuyan bir toplum değiliz. Niye okumuyoruz? Aklımız yok! Çünkü akıl işidir okumak.
    Aşağıdakilerden hangisi bu parçanın yazarının yakındığı durumlardan biri değildir?

    • Özellikle gençlerin yazılan eserleri -dilleri akıcı olsa dahi- anlamak, değerlendirmek istemeyişi
    • Dilimize yeteri kadar önem göstermeyip saygı duymayışımız
    • Türk edebiyatını anlayışımızın altında dilin bozulması yatmaktadır
    • Aklımızı kullanmayıp okumayan bir toplum oluşumuz
    • Toplumu ayakta tutan esas unsurun dil olduğunu görmezden gelişimiz
  • Soru

    İlk kitabım, içine yer yer şiir ve masal serpiştirilmiş bir anı kitabıdır. 1960’ları ve 1970’lerin başlarını anlatır. Kitaptaki anıların öykü tadında yazıldığı ve benzer yaşamları, ortak değerleri konu edindiği için, okuyanı kendi anılarına, çocukluk yıllarına götürdüğü söyleniyor. İkinci kitabımda ise on öykü var. Şaşırtan, gülümseten yani duygulandıran öyküler bunlar. Sözgelimi, bir insanın yaşamındaki olayların bazen, olduğundan farklı cereyan etmiş olabileceğini kurguluyorum. Öykü sonlarını sürprizle bitirmeyi seviyorum. Bazen de tamamen gerçek fakat ilginç olayları öyküleştiriyorum ki o öyküler kurgu zannedebiliyor.
    Bu parçadaki söz konusu yazar ve öyküleri için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • Öykülerini kurgularken gerçeklerle hiçbir zaman bağını koparmamaktadır.
    • Farklı edebi türleri bir arada kullanabilmektedir.
    • Okuyucuları, onun eserlerinde kendilerinden bir şeyler bulabilmektir
    • Bazı öyküleri okuyucuda çeşitli duygular uyandırmaktadır
    • Öykülerini şaşırtıcı bir şekilde bitirmekten hoşlanmaktadır.
  • Soru

    Batılılaşmayı isteyen ve çoğunluğu gazetecilerden oluşan bir grup, Tanzimat’tan başlayarak toplumu bilinçlendirmek için köşe yazıları yazmışlardır. (I) Bunun yanı sıra roman, öykü ve oyunlar da yazmışlar ve kurulmaya çalışılan yeni kültürel ortama öncülük etmeyi üstlenmişlerdir. (II) Şinasi, Ahmet Mithat ve Namık Kemal ile başlayan bu “gazeteci edebiyatçı” geleneği Recaizade Mahmut ile devam eder. (III) Gazetenin de romanın da tarihsel ve toplumsal varoluş koşulları nedeniyle bize dışarıdan geldiğini düşündüğümüzde yazarların işinin zor olduğunu söyleyebiliriz. (IV) İki ayrı dil yapısı kurma gerektiğinin farkına varabilmek… (V) Farkına varabilmişse tümüyle farklı iki dilsel formu yan yana yürütebilmek…
    Bu parça iki paragrafa bölünmek istenirse ikinci paragraf kaçıncı cümleyle başlar?

    • l.
    • ll.
    • lll.
    • lV.
    • V.
  • Soru

    Şiirin herkesçe kabul edilen belli bir tanımı yoktur. Şiir kavramının tek bir tanıma dayanmadığı, zaman zaman şiir için birbiriyle çelişen tanımlar yapılabildiği görülmüştür. Farklı sanat anlayışlarına bağlı olarak şiirin pek çok tanımı yapılmış ve hatta onun tanımlanamayacağı bile ileri sürülmüştür. Bazıları şiir için, nesir olmayan şey, demişlerdir fakat bu tanım, şiirin özelliklerinin hepsini aktarmaktan uzaktır. Şiir, zengin hayal dünyasıyla, ritimli sözlerle ve seslerin uyumlu kullanılmasıyla meydana gelen edebiyat türü olarak açıklanabilir ama günümüzde şiirin tanımlanan özelliklerine meydan okuyarak şiir kaleme alan şairler de mevcuttur. Şiirde günlük dilin sözcüklerine değişik ve özel anlamlar verilir. Duygular, düşünceler ve gözlemler bazı hayallerden, sembollerden, söz sanatlarından yararlanılarak anlatılır. Bazı şiirler kafiye ve ölçü gibi kurallara dayanılarak yazılır, bazıları ise biçim bakımından serbesttir.
    Bu metin aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı olabilir?

    • Şiirde mana önemli midir?
    • Şiir nedir?
    • Şiirde günlük hayattaki kelimelere yer verilebilir mi?
    • Şiir nasıl yazılmalıdır?
    • Şiir yazarken nelerden yararlanılır?
  • Soru

    Bana göre roman, bol çeşidi olan bir çorbaya benzer. Mesela hazır mercimek çorbası ile tarladan malzemelerle direkt tencereye giren çorba arasında tat, kıvam, renk ve fayda açısından dağlar kadar fark vardır. Uzaktan kokuları bile farklıdır. Hazır çorba ustası masa başı yazarlarına benzer. Marketten aldığı katkı maddeli çorbayı ateşe koyar ve 10-15 dakikada çorba ustası kesilir. Aslında ustaya da gerek yok, çorbanın tarifi poşetin üstündedir zaten ve maalesef ki bütün dünyada bu tür çorbalar daha çok satılıyor, daha çok içiliyor. Oysa gerçek çorba ustası, tarlasında o organik tohumu terleye terleye, çamura bata çıka kendisi besler, büyütür, hasat eder ve tencereye koyar, pişmesini bekler.
    Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi gerçek bir romancıdan beklenenler arasında gösterilemez?

    • Doğallığı benimsemesi
    • Emek sarf etmesi
    • Sabırlı olması
    • Kendi toprağından beslenmesi
    • Kolaycılığa kaçmaması
  • Soru

    11. ve 12. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.



    Mustafa Miyasoğlu, edebiyatçının aynı zamanda iyi bir düşünür olduğu bir kuşağın son temsilcilerindendi. Belki de bu yüzden onunla kurulan ilişki, yazar- okur ilişkisini aşan bir hoca-öğrenci ilişkisine kayar. Bu durum ne onun yazar olma halini ne de muhatabının okur olma halini gölgeler. Devraldığı Türkçe emanetini hakkıyla teslim ederken ardından bir edebiyat külliyatı kadar, bu yolun edep ve erkanına ilişkin duru bir hayat bıraktı. Şair, öykücü ve romancı kimliğiyle bütün bu alanlarda en nitelikli çalışmalara imza attı.

    Bu parçadaki söz konusu yazarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • Sanatçı kimliğinin yanında iyi bir düşünce adamı olduğu
    • Edebiyatın farklı dallarında ürün verdiği
    • Yazarlığının yanı sıra öğretici kimliğinin de olduğu
    • Dili doğru kullanmanın hakkını verdiği
    • Kendinden sonraki yazarlarca mihenk taşı kabul edildiği
  • Soru

    Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • Karşılaştırmaya başvurulmuştur.
    • Öznel değerlendirmeler vardır.
    • Çıkarımda bulunulmuştur.
    • Açıklamaya başvurulmuştur
    • İzlenimlerinden yararlanılmıştır.
  • Soru

    Evrende hayatın nasıl oluştuğuna ışık tutabilmek için çalışmalar başlatmaya hazırlanan NASA,bu proje kapsamında altı farklı enstitü ile ortaklık kuracak. NASA, uzun vadede Mars yüzeyinden alınan örnekleri inceleyecek ve bu sayede Asteroitlerin gezegenler arası su ve organizma taşımasındaki rolünü mercek altına alacak. Dünyanın uzun tarihine dair uzmanların merak ettiği sorulara cevap verebileceğine inanan NASA, araştırmalarını bu alanda da yoğunlaştırmayı planlıyor. Bu proje kapsamında bazı üniversitelerde çalışan bilim insanları çeşitli araştırmalar yapacak ve NASA’nın bu projesine katkıda bulunacak.
    Aşağıdakilerden hangisi bu parçadan kesin olarak çıkarılabilecek bir yargıdır?

    • Mars’tan örnek alınmasının sebebi sadece Mars’ta hayat olabileceğinin düşünülmesidir.
    • Asteroidler gezegenler arası su ve organizma taşır.
    • Uzmanlar,titiz ve uzun bir araştırma sonunda çözüme ulaşmamış her sorunu çözümleyebilir.
    • NASA, henüz açıklığa kavuşmamış bir konuyu bilimsel verilere dayanarak bilim insanları yardımıyla ele alacaktır.
    • NASA, kendi içinde yapılanmış bir kurum olduğu için diğer projelerde farklı kurumlardan yardım istememiştir.
  • Soru

    İnsanoğlunun ilk hesap makinesi abaküstür ve abaküse benzeyen ilk araçlar bundan 3.000 sene önce kullanılmıştır. Otomatik hareketlerden yararlanan ilk toplama makinesini Blaise Pascal geliştirmiştir. Pascal bu makineyi tasarlarken bir tarafa doğru döndürülen dişli çarkların hareketinden faydalanmıştır. Daha sonra Leibniz aynı prensiple çarpma işlemi de yapabilen bir makine geliştirmiştir.
    Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi kesin olarak çıkarılabilir?

    • Hesap makinesinin kullanımı, ilkel versiyonuyla da olsa, çok eskilere dayanır.
    • İcat edilen ilk hesap makinesi Leibniz’e aittir
    • Pascal’ın hesap makinesi dört işlemi de yapabilme kapasitesine sahiptir.
    • Abaküs günümüzde de hesap makinesi olarak kullanılmaktadır.
    • Pascal ve Leibniz’in hesap makineleri, ihtiyaca cevap veremediği için rağbet görmemiştir.
  • Soru

    Matbaa ilk kez Uzak Doğu’da kullanılmıştır. Matbaanın mucidi, kağıtta olduğu gibi yine Çinlilerdir. Çinliler, ilk matbaayı milattan sonra 593 yılında kurmuşlardır, ilk üretilen matbaa ağaç oyma tekniği kullanılarak kurulmuştur. MS 700’lerde Pekin’de ilk basılı gazete çıkarılmıştır. Çinliler 1040 yılına gelindiğinde tek tek harf kalıpları ile baskı yapmayı denemişlerdir. Bunu deneyen ise Pi Sheng’tir, kalıplarını porselenden yapmıştır.
    Parçadan kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

    • Çinliler, icat konusunda her zaman diğer ülkelerden daha başarılı olmuştur.
    • Çinlilerin matbaayı kurmasıyla ilk gazeteyi basmaları arasından bir asırdan fazla bir süre geçmiştir.
    • Matbaa ilk kez VI. yüzyılda seri bir şekilde üretime geçmiştir.
    • İlk kurulan matbaada gazateden önce hiçbir şey basılmamıştır.
    • XI.yüzyılda Çinli Pi Sheng, kitap basımını sağlayan bir buluş tasarlamıştır.
  • Soru

    Hobbit: Beş Ordunun Savaşı, tüm zamanların en iyi ilk beş günü yabancı film açılış rekorunu kırdı. Warner Bros’tan yapılan açıklamaya göre filmi ilk 5 günde 643 bin 689 kişi izledi. Oscar ödüllü yönetmen Peter Jackson’un İngiliz yazar J.R.R. Tolkien’in Hobbit romanından uyarladığı üçlemenin son filmi böylece rekorla taçlanmış oldu.
    Bu parçadan söz konusu filmle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi kesin olarak çıkarılabilir?

    • Hobbit filmini kurgulayan ve yöneten Peter Jackson’dur.
    • Hobbit’ten önce ilk beş günde bu kadar çok izlenen başka bir film olmamıştır.
    • Peter Jackson, Hobbit sayesinde Oscar’a layık görülmüştür.
    • Hobbit, Worner Bros şirketi tarafından finanse edilmiştir.
    • Hobbit romanı da filminde olduğu gibi bir üçlemedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir