in

KPSS Türkçe/Karma Test-1

  • Soru

    Taşra biraz da “toz” demektir. Dağdan tepeden yuvarlanıp ovaları geçerek insanların arasına karışan haylaz rüzgarların getirdiği değildir yalnızca. Köhne sokakları, yaşlı evleri, odalardaki eşyaları sarmakla kalmaz, insanın üstüne de siner. Hatta içine, hatta ruhuna işler. Son model dijital fotoğraf makineleriyle çekilir ama “renk” olmadığı için hala siyah-beyazdır.

    Bu parçada geçen “toz” ve “renk” kavramlarının yerine sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

    • A) değişmezlik-sıradanlık
    • B) saflık-etkileyicilik
    • C) eskilik-canlılık
    • D) doğallık-hareketlilik
    • E) biriciklik-güzellik
  • Soru

    Yazdığım şiirler hayata, hayatıma dahil. Masa başı şiiri yazmadığımı düşünüyorum. Ama bu bir çırpıda olup biten bir şey de değil. Teknik olarak üzerinde çok yoğunlaşmayı gerektirdiği gibi, şiir bütün zamanlarla ilgili olduğu için, ister istemez masa başında olsanız dahi sizi belli bir imgeleme kavuşturmuş; o çocukluğunuz, gençliğiniz, aşklarınız, acılarınız bir yumak olarak orada o masa başında kağıda eğilmiş oluyor. Aynı şekilde o anınız ve geleceğinizde tüm anatominizle, düşünce yapınız ve düşlerinizle oradadır. Biraz düşününce, masa başında da olsa, aslında bütün hallerimizdir bize şiiri yazdırtan.

    Bu parçada geçen “masa başı şiiri” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • Şiirde teknik kusursuzluğun öne çıkması
    • Şiirin yaşanmışlıktan uzak olması
    • Çağrışımların şiiri şekillendirmesi
    • Düş gücünün şiirin etkisini artırması
    • Şiirde gerçekliğin değiştirilerek sunulması
  • Soru

    Murathan Mungan, söz sanatlarına fazlaca yönelmeden yani “ağır edebiyat” yapmadan anlatıyor hikayelerini. Hikayeyi biçimle zorlamıyor. Her hikaye hangi anlatımı, biçimi gerektiriyorsa onu kullanmaya özenmiş. Ama edebi olmaktan da kaçınmamış, hikayelerini kolaylaştırmamış. Edebiyatın gereklerine uygun bir yol izlemeye çalışmış. Örneğin metinler arası kurduğu ilişkileri gözünüze sokmadan, ince ince yapıyor, anlayan anlıyor. Sonuç olarak kitabın adına uygun olarak öykülemeyi değil, hikaye etmeyi yeğliyor.

    Bu parçada geçen “ağır edebiyat yapmamak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • Yalın anlatımı tercih etmek
    • Anlaşılır hikayeler kurgulamak
    • Sıradan olayları hikayeleştirmek
    • Edebi niteliklerden ödün vermemek
    • Anlatıma fazla özen göstermemek
  • Soru

    I. İnsanlar soyut ve somut pek çok düşünceyi ve onları ifade etmek için sesleri kullanarak dilsel gelişimlerini çok önceden kazanmışlardır.
    II. Bu ilk sözcüklerin hayatta kalmayla güçlü ölçüde bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz.
    lll. İlk sözcükler yiyecek, oyun, açlık, su, tohum, tehlike, buraya gel, uyu, ye, koş, at ve düşüş gibi şeyleri simgeleyen seslerdi.
    IV. Hayatta kalma yeteneği ve sahip olunan boş zamanla birlikte Tanrı, güzellik, hayat ve gerçek gibi daha soyut kavramlar da sesli ifadelerini buldu.
    V. Böylece pek çok beden ve mimikandı.

    Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması için aşağıdakilerden hangileri yer değiştirmelidir?

    • I. ve II
    • II. ve III
    • III. ve IV.
    • IV.ve V.
    • I.ve V.
  • Soru

    (I) Erzincan, birinci derecede deprem kuşağı üzerinde yer aklığından tarihinde pek çok deprem yaşamış.
    (II) Bunların içinde en önemlisi kuşkusuz kenti yerle bir eden,1939 yılında meydana gelen büyük deprem.
    (Ill) Bu yıkımın ardından kent merkezi adeta yeniden kurulmuş.
    (IV) Bunun sonucu olarak da günümüzde Erzincan’ı dolaştığınızda, şehrin planlı cadde ve sokakları hemen gözünüze çarpıyor.
    (V) Düzlük bir alana kurulmuş olan bu samimi kentte, dört bir yanındaki karla kaplı dağlar size eşlik etmeye devam ediyor.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde karşılaştırma vardır?

    • I.
    • II.
    • III.
    • IV.
    • V.
  • Soru

    (I) 134 km’lik alanıyla Türkiye sınırları içinde orta büyüklükteki göllerden biri olan tektonik Ulubat Gölü üzerinde, en büyüğü Halilbey Adası olmak üzere irili ufaklı dokuz ada bulunuyor.
    (II) Ekolojik yönden bol besin içeren ve sığ bir göl olmasıyla Ulubat Gölü, yüz binlerce su kuşuna beslenme ve barınma olanağı sağlıyor.
    (Ill) Göl, bu özelliği nedeniyle “Su Kuşları Bakımından Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması için imzalanan Ramsar Antlaşması’yla koruma altına alınan önemli sulak alanlardan biri.
    (IV) Pek çok göçmen kuşun uğrak yeri olan Ulubat Gölü’nde üreyen kuş türleri hayli geniş bir çeşitlilik gösteriyor: küçük karabatak, alacabalıkçıl, kaşıkçı, küçük akbalıkçıl, erguvani balıkçıl, saz delicesi, bataklık kırlangıcı, mahmuzlu kızkuşu…
    (V) Göl ve çevresi ayrıca göçmen kuşlar için önemli bir geçiş bölgesi ve tepeli pelikan, elmabaş patka, tepeli patka, çamurcun, kılkuyruk, gri balıkçıl gibi türler kış aylarını burada geçiriyor.

    Ulubat Gölü’nün anlatıldığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

    • I. cümlede, saptama yapılmıştır.
    • II.cümlede,göldeki kuş türü fazlalı- lığının nedeni belirtilmiştir.
    • II. cümlede, önceki cümleyle ilgili olarak ek bir açıklama yapılmıştır.
    • IV. cümlede, göldeki kuş türlerinin neler olduğu örneklenmiştir.
    • V. cümlede, kesin olmayan bir bilgiden söz edilmiştir.
  • Soru

    (I) Dakar’ın 1978’den beri ünlü Paris-Dakar Rallisi’nin bitiş noktası olması, ona dünya çapında bir şöhret de kazandırmıştır.
    (II) Ancak son yıllarda yarış, Güney Amerika’ya alınmış durumdadır.
    (Ill) Rallinin bittiği yer Dakar olarak bilinse de aslında yarış, şehre kırk kilometre uzaklıktaki Retba Gölü (Pink Lake) kıyısında sona ererdi.
    (IV) Yüzde kırkı aşan tuz oranıyla insanların batmadan suyun yüzeyinde kalabildikleri bu pembe renkli gölde yüzmeye çalışmak, keyifli bir deneyimdir.
    (V) Gölün hemen gerisindeki Atlantik’in bakir kumsallarında yürümek ve denize girmek, buraya kadar gelmişken kaçırılmaması gereken güzel bir fırsattır.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir öneri söz konusudur?

    • A) I.
    • B) II.
    • C) III.
    • D) IV.
    • E) V.
  • Soru

    (I) Bu dağın zirvesine çıktığınızda, herhangi bir Ağrı Dağı kartpostalında göreceğiniz meşhur mantar bulutun da üzerinde duruyorsunuz.
    (II) Pek çok insan sadece zirvede olabilmek motivasyonuyla böyle bir tırmanışa katıldığı için faaliyet sonrasında anlatılanlar ve yazılanlarda sanki tüm amaç, beş dakikalığına en yüksek noktada durmaktan ibaretmiş gibi algılanabiliyor.
    ( III) Oysa hazırlıklar, antrenmanlar/ekip dayanışması ve onlarca unutulmaz hatıradan oluşan bir zincir uzanıyor, şehirdeki evinizden Anadolu’nun zirve noktasına.
    (IV) Ama sizi Ağrı Dağı’nın büyülü etkisinden uyandıracak bir arkadaşınız mutlaka yanınızda olsun.
    (V) Çünkü 4 bin 200 metredeki çadırınıza dönüp şekerli kahvenizi yudumlarken keyfini çıkaracağınız manzaranın yanında, güneş battıktan sonra inanılmayacak düşüklükteki sıcaklıklara sahne olan zirve düzlüğünden görünenlerin adı bile olmaz.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

    • A) I. cümlede, benzetmeden yararlanılmıştır
    • B) II. cümlede, bir yanılgının nedeni belirtilmiştir
    • C) III. cümlede, tahmin yapılmıştır.
    • D) IV. cümlede, bir öneri dile getirilmiştir.
    • E) V. cümlede, bir durumun diğer bir durumdan üstünlüğü vurgulanmıştır.
  • Soru

    (I)Taksim Meydanı’ndan tünele doğru yürüdüğümüzde, Fransız Konsolosluğu’nu geçtikten sonra sağda, karşımıza Rumeli Pasajı çıkar,
    (ll) 19.yüzyılın ikinci yarısında Mabeyinci Ragıp Paşa tarafından yaptırılan, neoklasik bir mimariye sahip pasajın giriş kapısında, barok ve ampir üslupta yapılmış süslemeler dikkat çekiyor.
    (Ill) Girişinde bulunan kitapçı ve birkaç giysi dükkânının dışında binada daha çok restoranlar ve eğlence mekânları bulunuyor.
    (IV) Hemen karşısında bulunan Anadolu Pasajı ile Büyük ve Küçük Parmakkapı Sokakları’nı birbirine bağlayan Afrika Pasajı da Ragıp Paşa tarafından yaptırılmış.
    (V) Kurulduğu zamanlarda ticaret merkezlerinden biri olan Afrika Pasajı’nın ilk katları, Levantenlerin kaldığı bir apartman olarak kullanılmış.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde nesnellik söz konusu değildir?

    • A) l.
    • B) ll.
    • C) lll.
    • D) lV.
    • E) V.
  • Soru

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde söz konusu işin her zaman yapıldığı anlamı vardır?

    • Dinlesene, küçük kardeşim çok güzel piyano çalıyor.
    • Bu akşam saat 7’de yola çıkıyor.
    • Otobüse yetişebilmesi için bir an önce evden çıkması gerekiyor.
    • Evine erkenden dönmek istiyor.
    • Büyük şirketlerde belli kurallara uyulması bekleniyor.
  • Soru

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde pekiştirilmiş sözcük, türü yönüyle diğerlerinden farklıdır?

    • Bu kıyı kasabasındaki her şey, uçsuz bucaksız denizin serinliğine sığınmıştı.
    • Küçük çocuk, kıpkırmızı elmaların tadına bakmak için can atıyordu.
    • Masmavi deniz insanı bir dost gibi kendine çağırıyordu.
    • Sonsuzluğu ruhunda da hissedebilmek için gözlerini sımsıkı yumdu.
    • Paramparça yüreğini hiçbir sözün iyileştiremeyeceğini biliyordu.
  • Soru

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne de, nesne de kullanılmamıştır?

    • Akşam yemeğinin ardından hemen yola çıkılacak.
    • Festival, bu yıl şehir merkezinin yakınında düzenlendi.
    • Aday listesi elemelerden sonra belirlenmiş.
    • Söylediklerinin doğruluğuna kimse inanmıyor.
    • Yoğun kar yağışı nedeniyle okullar tatil edildi.
  • Soru

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

    • Elde ettiği çalışma azmini yaşamı boyunca sürdürmeye çalışmıştı.
    • Doğru bildiğin her şeyi herkesin yanında konuşamazsın.
    • Başarılı olmanın öncelikli koşulu düzenli çalışmaktır.
    • Karamsarlık insana, yaşadığı hayatın çekilmez olduğunu düşündürür.
    • Zorluklarla mücadele etmek hayatı daha da anlamlı kılar.
  • Soru

    (I) Dolma ve sarma tekniklerinin dünya çapında en çok bilineni zeytinyağlı asma yaprağı sarması olmuştur.
    (II) Yapımı yoğun emek gerektirir fakat tadı bir o kadar da lezzetlidir.
    (Ill) Ayrıca soğuk olarak da sunulabilen asma yaprağı sarması, uzun yıllardır davetlerde ve dünya sofralarında çok tercih edilmesinden ötürü, endüstriyel olarak da üretilmektedir artık.
    (IV) Zeytinyağlı asma yaprağı sarmasının dayanılmaz lezzeti ve aroması inkâr edilemeyecek kadar güzeldir.
    (V) Bu lezzet, Batı ülkelerine göç eden Araplar, Rumlar, Ermeniler ve Türkler sayesinde Batıklara tanıtılmıştır.
    (VI) Fakat bu lezzeti tanıtırlarken adını da değiştirmemişler, böylece asma yaprağı sarması, dünya sofralarında “dolma” olarak ifade edilmeye devam etmiştir.

    Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense İkinci paragraf hangi cümleyle başlar?

    • l.
    • ll.
    • lll.
    • lV.
    • V.
  • Soru

    I) Roma ve Bizans Dönemlerinde evlerin, hamamların, saray odalarının tabanlarını ve duvarlarını süsleyen mozaiklerde çeşitli konular işlenmiştir.
    (II) Hristiyanlığın kabul edildiği döneme kadar yapılan mozaiklerde mitolojik kahramanlar, efsaneler, tanrılar, tanrıçalar ve kahramanların başlarından geçen olaylar sahnelenmiştir.
    (Ill) Bu mozaiklerin çoğunda Zeus, Eros Tethys, Okeanos, Apollon, Psykhe, Satyros, Aphrodite, Baccus gibi bilinen mitolojik kahramanların başlarından geçen olayların konu edildiği görülüyor.
    (IV) Sudaki yansımasına âşık olan Narkisos’un, kendisine âşık Apollon’dan kaçan peri kızı Daphne’nin,güçlü ve gözü pek Herkül gibi birçok mitolojik kahramanın başından geçen olaylar da mozaiklerde sahnelenmiştir.
    (V)İslam’ın resme karşı uzak duran tavrı nedeniyle de Osmanlılar Dönemi’nde anıtsal yapılarda temel süsleme aracı olarak mozaik yerine hat sanatından yararlanılmıştır.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • l.
    • ll.
    • lll.
    • lV.
    • V.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir