in ,

KPSS/Türkçe Deneme-1

  • Soru

    Yalnızlığı konu alan romanıyla yayın dünyasına sessiz sedasız giren yazar, kıvrak dili, ilginç benzetmeleri ve sıra dışı üslubuyla yazınımızın taşlarını yerinden oynattı.
    Bu cümledeki “yazınımızın taşlarını yerinden oynatmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • Değişik yöntemlere başvurmak
    • Yapıtıyla ses getirmek
    • Alışılmışın dışına çıkmak
    • Dilin kurallarına uymamak
    • Yazınımıza canlılık kazandırmak
  • Soru

    Çocuk öyküsü yazan yazarların, çocukların fiziksel ve ruhsal —- göz önünde bulundurmaları; onları geleceğe hazırlayacak, onlara —- sağlayacak bilgileri eğlence ile birleştirerek sunmaları gerekir.
    Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?

    • gelişimlerini – yarar
    • durumlarını – amaç
    • yapılarını – öncelik
    • sorunlarını – alışkanlık
    • eğilimlerini – kazanç
  • Soru

    I. Bir kokunun bir anı, bir yeri, bir kişiyi ya da bir olayı gizemli bir şekilde hatırlatması da işte bu yakın ilişki sayesinde gerçekleşiyor.
    II. Oysa koku duyusu ve hafıza, birbiriyle tahminimizden çok daha yakından ilişkilidir.
    III. Koku hafızası denilen bu gizem, deneyimlerimizle ilgili aslında.
    IV. Duyduklarımızı ya da gördüklerimizi mi hatırlamak daha kolay, yoksa bir kokuyu mu?
    V. Yapılan araştırmalara göre göze ve kulağa gelen uyarılar bazen çabuk unutulabiliyor, karıştırılabiliyor ya da bazı etkenler bu uyarıların öğrenilmesini etkileyebiliyor.
    Yukarıdaki numaralandırılmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi sonuncu cümle olur?

    • l
    • ll
    • lll
    • lV
    • V
  • Soru

    I. Kuzey Buz Deniziʼyle ilgili olarak kötü haberlerin sonu pek gelmeyecek gibi.
    II. Bilim insanlarının bildirdiklerine göre, bölgedeki deniz buzları yalnızca yazın değil, kışın da erimekte.
    III. Raporlara göre 2019 ve 2020 yıllarında ʻkış buzuʼ son 26 yıldaki ortalamaya göre %6 kadar azalmış durumda.
    IV. Araştırmacılar bu değişikliği de doğrudan küresel ısınmaya bağlıyorlar.
    V. Bu, oldukça önemli bir miktarı işaret ediyor.
    Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturabilmesi için hangileri yer değiştirmelidir?

    • I ve II
    • I ve V
    • II ve III
    • III ve IV
    • IV ve V
  • Soru

    Muz ve elma, yurdumuzda dört mevsim en çok tüketilen iki meyvedir.
    Bu cümleden, aşağıdakilerin hangisine kesin olarak ulaşılabilir?

    • Muz ve elma yurdumuzda en çok üretilen meyvelerdir.
    • Muz ve elmanın dışında yıl boyunca tüketilen meyveler de vardır.
    • Yurdumuz muz ve elma tüketiminde dünyanın önde gelen ülkelerindendir.
    • Yurdumuzda muz ve elmanın dışında pek meyve tüketilmemektedir.
    • Muz ve elma dört mevsim üretilebildiği için en çok tüketilen meyvelerdir.
  • Soru

    Köpek balığı saldırıları en çok Avustralyaʼda görülüyor ama burada arı sokmalarıyla ölenler, köpek balığı saldırılarından ölenlerden 100 kat daha fazla.
    Bu cümleden, aşağıdakilerin hangisine kesin olarak ulaşılabilir?

    • Köpek balığı saldırıları en fazla Avustralyaʼda görülse de arı sokmalarının neden olduğu kadar ölüme yol açmamaktadır.
    • Avustralyaʼdaki ölümlerin büyük bir bölümü arı sokması ve köpek balığı saldırılarıyla meydana gelmektedir.
    • İnsanlar için arı, köpek balığından daha büyük bir tehdit oluşturmaktadır.
    • Köpek balığı ve arı, Avustralyaʼda yaşayan insanlar için en büyük tehdit gibi görülmektedir.
    • Dünyada arı sokmalarına bağlı ölümler en çok Avustralyaʼda görülmektedir.
  • Soru

    (I) Yakıt pilleri, verimli ve temiz olduğundan geleceğin enerji kaynağı olacak gibi görünüyor. (II) Yakıt pilleri, aslında çok da yeni bir teknoloji değil. (III) Yaklaşık 160 yıl önce icat edilmesine karşın, 1950ʼli yıllarda, uzay araçları için enerji kaynakları aranırken ciddi olarak ele alındı. (IV) O günden bu yana yakıt pilleri uzay araçlarında kullanıldı. (V) Günümüzde, uzay mekiklerinin enerjisi de yakıt pillerinden elde ediliyor.
    Yakıt pillerini konu alan bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

    • I. cümlede, bir çıkarımda bulunulmuştur.
    • II. cümlede, bir saptama yapılmıştır.
    • III. cümlede, zaman içinde önem kazanma nedeni üzerinde durulmuştur.
    • IV. cümlede, bir önceki cümlede belirtilen yargının gerekçesi belirtilmiştir.
    • V. cümlede, kullanım alanının genişlemesi örneklendirilmiştir.
  • Soru

    (I) İnsan dilinin kökeni dil bilimciler arasında uzun yıllardır kapsamlı olarak araştırılan ve tartışılan bir konu. (II) Buna rağmen hâlâ dilin kökeni ve yaşı konusunda henüz bir fikir birliği sağlanmış değil. (III) Bu konudaki çalışmalar 1990ʼlı yılların başından itibaren dil bilimciler, arkeologlar, psikologlar, genetikçiler ve antropologlar tarafından yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması ile birlikte hız kazanmış. (IV) Günümüzde insan dilinin bağımsız olarak kaç kez değişim gösterdiği tam olarak bilinmiyor. (V) Hem arkeolojik kayıtlar hem de genetik çalışmalar modern, konuşan insanın atasının Afrika kökenli olabileceğini savunuyor.
    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi, düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • l
    • ll
    • lll
    • lV
    • V
  • Soru

    Fabrika dumanlarında resmin
    Kirli ve temiz haritaları doldurmuşsun
    Hatırasız ve geleceksiz bir iç deniz gibi
    Aşka veda etmiş topraklarda durmuşsun
    Bu parçada, aşağıdaki ses olaylarından hangisi vardır?

    • Ünlü düşmesi
    • Ünsüz türemesi
    • Ünlü daralması
    • Ünsüz değişimi
    • Ünsüz benzeşmesi
  • Soru

    Her şeyin sustuğu şu saatlerde, şairlere ilham veren kızıl ufuklar, bir günün daha sona erdiğini tüm canlılara haber veriyordu.
    Bu cümlenin öge dizilişi, aşağıdakilerden hangisiyle özdeştir?

    • Sokakta gezinen insanlar, gecenin geç saatlerinde, lunaparkın ışıklarının yanıp söndüğünü görebiliyorlardı.
    • Züccaciye dükkânının raflarında birbirinden güzel cam kaplar gelişigüzel dizilmişti.
    • Her yıl 23 Nisanʼda kardeşim ve ben kırtasiyeden aldığımız rengârenk süslerle odamızı baştan aşağı süslerdik.
    • Bahar gelip de dağlardaki karlar eriyince o coşkun akan çay ve dereler, ovanın verimli topraklarını denize sürüklerdi.
    • Av sezonu başladığında, ihtiyar balıkçı, motorlu teknesine binip denize açılırdı.
  • Soru

    Günümüzde insanların daha (l) sağlıklı ve daha uzun yaşam (ll)sürmelerinde, Sanayi Devrimiʼnin, (lll)bilim ve teknolojideki (lV)ilerlemelerin büyük payının olduğu (V)inkâr edilemez.

    Bu parçadaki altı çizili sözcüklerin yapısıyla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi söylenemez?

    • I. sözcük, birden çok yapım eki almıştır.
    • II. sözcük, yapıca basittir.
    • III. sözcük, fiilden isim yapım eki almıştır.
    • IV. sözcük, ses düşmesi görülen bir sözcüktür.
    • V. söz, birleşik fiildir.
  • Soru

    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad tamlaması cümlenin farklı bir ögesi olmuştur?

    • Annem gümüş takımlarını yalnız misafir gelince kullanıyor
    • Kuşun kanadını sıkıştığı yerden güçlükle çıkarmıştı.
    • Turistler kilimin desenini çok beğendiler.
    • Kardeşim yine ödev defterimin sayfalarını karalamış.
    • Akşama doğru yağmurun şiddeti iyice artmıştı.
  • Soru

    Alacahöyük Çorumʼun (l)Alaca ilçesinin kuzeybatısında, bugün Horamözü denen köyün yerinde bulunan çok katmanlı eski bir yerleşim merkezidir. Burası (ll)tarih öncesinde ve sonraki çağlarda, önemli bir yaşama alanı olmuştur. (lll)Türk Tarih Kurumu adına höyükte yapılan kazılarda dört kültür çağı ortaya çıkarılmıştır. Bunların en eskisi olan (lV)IV. kültür çağı MÖ 3200 – 2600 yıllarına rastlar ve (V)Kalkolitik Çağ özellikleri gösterir.

    Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?

    • l
    • ll
    • lll
    • lV
    • V
    • V
  • Soru

    Çitlerle çevrilmiş bahçeye girince önce güller (I) zambaklar (II) sonra çiçek açmış erik (III) elma ağaçları dikkatimizi çekiyor. Bu küçük ilçedeki (IV) böylesine güzel bir yerin varlığı ruhumuza huzur veriyor (V) bizi sonsuz bir sevincin kollarına bırakıyordu.
    Bu parçada ayraçla belirtilen yerlerden hangisine virgül (,) dışında bir noktalama işareti getirilmelidir?

    • l
    • ll
    • lll
    • lV
    • V
  • Soru

    Sabah uyanınca koltuk altından ölçülen normal vücut sıcaklığı 36,3 ile 37,1 °C arasında değişir. Vücut sıcaklığını ayarlayan merkez, beynimizdeki hipotalamustur. Hipotalamustaki bu merkez bir termostat gibi çalışır. Hipotalamik termostatın ayar noktası 37,1 °Cʼdir. Vücudun iç sıcaklığı koltuk altı sıcaklığından daha yüksektir, beyin sıcaklığı da vücudun iç sıcaklığı kabul edilir. Beyin sıcaklığı 37,1 derecenin altına düşerse hipotalamustaki ısı üretimini sağlayan ve aynı zamanda ısı kaybını engelleyen mekanizmalar devreye sokulur. Vücut sıcaklığı bu derecenin üstüne çıkarsa ısı üreten mekanizmaların durdurulup ısı kaybına yol açan mekanizmaların çalıştırılması sağlanır.
    Bu parçanın konusu, aşağıdakilerin hangisinde en doğru biçimde verilmiştir?

    • Vücut sıcaklık değerlerinin gün içindeki değişimi
    • Vücut sıcaklığını etkileyen faktörler
    • Hipotalamusun vücut sıcaklığını düzenleme işlevi
    • Beynin ısısını dengeleyen termostat sistemi
    • Vücut ısısının ölçümünde koltuk altının önemi
  • Soru

    Son günlerde, usta ozan ve yazarlara öykünmekte bir yanlışlık görmeyen bazı sanatçılar ortaya çıktı. Onlara göre sanat eseri güzel olsun, gerisi önemli değil. Özgünlük için uğraşmayı boş bir çaba olarak görürler. Çünkü nasıl olsa her yöntem denenmiş, her konu işlenmiştir. Yeniyi bulacağım diye uğraşmak boşunadır. Yeter ki eser dikkat çekici olsun. Eleştirmenlere kulaklarını tıkayan bu sanatçılar, asıl ölçüt olarak okuru görürler. Eğer eserleri okunuyorsa yaptıkları iş güzel, gittikleri yol doğrudur.
    Bu parçada sözü edilen sanatçılarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

    • Sanatta güzelliğe önem verdikleri
    • Okuru eleştirmenden üstün tuttukları
    • Özgün olmak için çaba göstermedikleri
    • Yapıtlarında farklı konulara değindikleri
    • Başka yazarlardan yararlanmaktan çekinmedikleri
  • Soru

    Ünlü serüven romanı yazarı, hızlı yazabilmek için çocukluğunda gördüğü bir mobilya ustasını taklit etti. Usta, yapacağı mobilyanın önce resmini çiziyor; sonra kalfalarını çağırıp bu mobilyaların nerede kullanılacağını ve ne işe yarayacağını anlatıyordu. Sonra parçaları ayrı ayrı çizip ölçeklerini belli ediyor, bunları kalfalarına paylaştırıyordu. Ustaya, kalfaların hazırladığı parçaları birleştirmek kalıyordu. Usta yazar da böyle yaptı. Yazacağı romanın karakterlerini belli ediyor, sonra sekreterlerine karakterlere uygun malzeme toplamalarını söylüyordu. Yazara da bu malzemeyi etkileyici üslubu ve sağlam diliyle birbirine eklemek kalıyordu.
    Bu parçada, sözü edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

    • Yazarken, çocukluğunda etkilendiği marangozun yöntemini kullanmıştır.
    • Eserlerini önce taslak biçiminde oluşturmuştur.
    • Hızlı yazabilmenin farklı yollarını aramıştır.
    • Eserlerini oluştururken başkalarından yardım almıştır.
    • Eserlerini bütünleştirici yöntemle oluşturmuştur.
  • Soru

    Kentin kuzeydoğusundaki yalçın kayalara sırtını dayayan kale, yöre tarihine de tanıklık ediyor. Duvarları yedi metre genişlikte, otuz beş metre yüksekliktedir. Güneyinde Korkulu Kule denilen yüksek bir burcu vardır. Kale içinde iki yüz civarında ev, han, saray, kiler olarak kullanılan mağaralar, medrese ve su yolları… Zamana meydan okurcasına dimdik ayakta kalmayı başaran kale, tüm ihtişamıyla kente tepeden bakıyor. Daha yıllarca yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam edeceğe benziyor.
    Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • Görsel ögelere yer verilmiştir.
    • Anlatanın duygusu yansıtılmıştır.
    • Karşılaştırmadan yararlanılmıştır.
    • Kişileştirmeye başvurulmuştur.
    • Eksiltili cümle kullanılmıştır.
  • Soru

    Ünü dört bir yana yayılmış usta ozandan şiir sanatının sırrını öğrenmek isteyen bir genç, ozanın kapısını çalar. Onu talebesi olarak kabul edip işin sırrını kendisine öğretmesini ister. Usta ozan, şu bin şairin bin şiirini ezberle, anlamlarını öğren gel, der. Genç gider, aylar süren bir çalışmadan sonra denileni yapar ve heyecanla çıkar ustasının huzuruna. Ustasının sorduğu tüm soruları eksiksiz cevaplar. Artık ben de şiir yazabilir miyim, der. Ustası, hayır henüz değil. Şimdi git bu şairlerin şiirlerini unut, gel; ondan sonra yazmaya başla der.
    Bu parçada sözü edilen usta ozanın genç şaire öğretmek istediği özellik aşağıdakilerden hangisidir?

    • Özlülük
    • Doğallık
    • Akıcılık
    • Özgünlük
    • Yalınlık
  • Soru

    Sanatın etkisi içinden çıktığı toplumu anlatmasından gelir. Sanatçı —- Çünkü o zaman her şeyi içinde yaşadığı düzensiz doğadan taklit etmiş olurdu. Oysa sanatçı çoğu zaman doğadan aldığını tanınmayacak hâle getirecek kadar yeteneklidir. Çünkü sanatçı doğadan aldığını kendi duygu, düşünce ve içsel yaşantısını ekleyerek ortaya koyar. Böyle olduğu için de insanlar üzerinde etkisi büyüktür. İnsanı duygu ve düşünce yönünden değiştirmeyi başarabilmektedir.
    Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

    • evrensel konuları işlemezse insanlara yararlı olamaz.
    • bir fotoğrafçı olmadığı için gördüğünü aynen vermemelidir.
    • özgün bir anlatıma sahip olmadıkça toplumsal yapıyı değiştiremez.
    • var olan toplumsal yapıyı olduğu gibi yansıtmasaydı birey ve toplumu etkilememesi gerekirdi.
    • anlatacaklarını özgürce seçmedikçe kalıcı olamaz.
  • Soru

    Yapılan her şey sanat değildir. Yapılanın sanat eseri olabilmesi için o şeyin mutlaka bir sanatçı tarafından yapılmış olması gerekmez. Ünlü bir sanatçı beyaz bir kâğıda rastgele resimler çizse ve boya dökse ortaya çıkan, sanat eseri olamaz. Eser yapandan dolayı müzeye konabilir veya çok paraya satılabilir. Buna “kerameti kendinden” denir. Bunun tersi de mümkün. Sanatla ilgisi olmayan biri, sanat kaygısı gütmeden bir şey yapsa yapılan şey estetik değer taşıyorsa sanat eseri sayılır. Kısacası —-
    Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

    • sanatçıların yaptığı her eser sanat değeri taşımayabilir.
    • izleyene haz veren, estetiği olan, ilgi çeken her şey sanat eseridir.
    • bir eserin sanat değeri taşıyabilmesi etki gücüne bağlıdır.
    • sanatçı olmak için sanat değeri taşıyan eser vermek zorunlu değildir.
    • bazı eserler estetik değere sahip olduğu için sanat eseri kabul edilebilir.
  • Soru

    Her insanın yalnız kalmak, kendini dinlemek istediği anlar olur. İçini dökmeden edemediği dakikalarda hislerine tercüman olacak sözcükler birbiri ardınca sıralanır. Hele bu insan, içinin gizli kıvrımlarını görebilen bir yazarsa içinde biriken duyguları yazıya aktarmadan edemez. İşte yazarın kendi kendisiyle alçak sesle konuşmasından başka bir şey olmayan, o günü gününe tutulan, yazarın iç dökme ihtiyacından doğan türdür günce. Yazarın hislerinin en saf, en yoğun yansımasıdır yazıya aktarılan. Çoğu zaman paylaşılmak için yazılmadığından en samimi, en içten itiraflar yer alır güncelerde. Çoğu yazar kendisi için tutar günlüğünü ve onu sır gibi saklar. Bu nedenle bu tür günceleri edebî bir tür saymak pek doğru olmaz.
    Bu parçadan, günce ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

    • Yazarın iç dünyasını yansıttığı
    • Yalnız kalma ihtiyacından dolayı oluştuğu
    • Yazarın en içten duygularını dile getirdiği
    • Yazarın yazma becerisine bağlı olarak geliştiği
    • Paylaşılmak için yazılmadığından edebî bir tür sayılamayacağı
  • Soru

    Yazarın on üç öyküden oluşan kitabını Sahaflar Çarşısıʼnda buldum. Öyküler uzunlu kısalı. Uzun öykülerinde gereksiz betimlemelere yer veren yazar, kısa öykülerinde şiirsel bir dil kullanmış. Eğer eserleriyle ilgili eleştirileri dikkate alırsa sanırım kısa öykülerde karar kılacak. Öykülerinin kahramanları sıradan insanlar ama nefes alan, sokakta her an karşımıza çıkabilecek kişiler. İyi bir gözlemci olan yazarımız, kişiler ve olaylarla ilgili hiçbir ayrıntıyı kaçırmıyor. Dilindeki pürüzleri giderip uzun cümlelerden, abartıdan, gereksiz süslemelerden kaçınırsa edebiyatımız nitelikli bir öykü ustası kazanacak demektir.
    Bu parçada, sözü edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    • Eserleriyle ilgili eleştirileri dikkate aldığına
    • Kısa öykülerinde daha başarılı olduğuna
    • Ayrıntıları görebilen iyi bir gözlemci olduğuna
    • Dilinde ve anlatımında kusurlar bulunduğuna
    • Öykülerini bir kitapta topladığına
  • Soru

    Roman yazarı aynı zamanda iyi bir gözlemci ve araştırmacıdır da. Bugün kendisinden usta yazar diye söz ettiğimiz pek çok yazar, bir bilim insanı gibi günlerce araştırma inceleme yapar, deneylere, gözlemlere başvurur. Hayatın yansıması olan eserini oluştururken pek çok bilim ve sanat dalının verilerinden yararlanır. Bir sosyolog gibi toplumun nabzını tutar, bir tarihçi gibi çağına tanıklık eder, bir filozof gibi çağının değer yargılarını sorgular. En derindeki korkuları dile getirirken psikolojinin tüm verilerinden yararlanır. Bir ressam gibi doğanın tüm renklerini sözcüklerle dile getirir. Doğa bilimci gibi doğadaki tüm değişimleri ve canlılarla doğa arasındaki ilişkiyi görür. Onun eserinde kurduğu dünya yaşadığı dünyadan daha zengin ve daha gizemlidir. Dış güzelliklerle iç zenginliğini birleştirerek oluşturur eserini. Bir insanda, bütün insanları görür ve anlatır.
    Bu parçada, roman yazarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    • Bilim insanı gibi gözlem ve deney yaptığına
    • Bilim ve sanat dallarına yön verdiğine
    • Eserlerinde zengin bir dünya kurduğuna
    • Eserini oluştururken pek çok bilimden yaralandığına
    • Özelde, geneli görüp anlattığına
  • Soru

    Köşe yazarı, yalnızca günlük olaylara yorum getiren, “günü” aşamayan veya günün ötesine geçemeyen kişi değildir. O, bugünü anlatırken dünle yarını birleştirir. Bugünün olaylarını yorumlarken dünden ilham alarak yarına ışık tutmasını bilir. Köşe yazarı bu sentezlemeyi yaparken kalıcı ve etkileyici olmayı da hedeflediğinden diline çeki düzen verir. İlginç benzetmeler, canlı örnekler ve bilimsel verilerle güçlendirir anlatımını.
    Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

    • Köşe yazarı, yazarken nasıl bir yol izler?
    • Köşe yazarının günlük olaylara yaklaşımı nasıldır?
    • Köşe yazarı olabilmek için ne gibi nitelikler taşımak gerekir?
    • Köşe yazarının ayırt edici özellikleri nelerdir?
    • Köşe yazarı, nasıl bir dil ve anlatıma başvurur?
  • Soru

    26 ve 27. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.


    (I) İnsan tasarımı canlılar üretilmesi, birtakım kaygıları da beraberinde getiriyor. (II) İlk akla gelen olasılıklardan biri sentetik organizmanın laboratuvar dışına kaçarak doğadaki “kuzenlerinin” soyunu tehlikeye atması ya da bünyesindeki sentetik DNAʼyı yatay gen aktarımı yoluyla onlara bulaştırması. (III) Araştırmacıların bu tür kazaları önlemek üzere öngördükleri bazı yöntemler var. (IV) Örneğin sentetik canlıyı laboratuvar ortamı dışında hayatta kalamayacak biçimde tasarlamak. (V) Bu tür tedbirler faydalı görülse bile sentetik canlıların üretildiği araştırmaların çok sıkı denetimlere tabi tutulmasının gerekli olacağı öngörülüyor. (VI) Sentetik biyoloji teknolojisinin kötü niyetli kişiler ya da gruplar tarafından zararlı patojenler üretmede kullanılma ihtimali de endişe yaratan hususlar arasında. (VII) Şu anda yüksek maliyetin ve teknik zorlukların bu teknolojiyi teröristler için cazip hâle getirmediği, ancak yakın gelecekte bu teknoloji daha erişilebilir olduğunda tehlikeli girişimler olabileceği düşünülüyor.

    Bu parçada, insan tasarımı sentetik canlılarla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

    • Laboratuvarda üretildiği
    • Üretimiyle birlikte birtakım kaygılara neden olduğu
    • Çok sıkı denetimlere tabi tutulduğu
    • Yakın gelecekte bu teknolojiye daha kolay ulaşılabileceği
    • Yüksek maliyet ve teknik zorluklarla üretildiği
  • Soru

    Bu parçadaki numaralandırılmış cümlelerin hangilerinde bir kaygı söz konusudur?

    • I, II ve VI
    • II, IV ve VI
    • II, VI ve VII
    • III, IV ve V
    • IV, V ve VI
  • Soru

    28 – 30. soruları aşağıdaki bilgilere göre cevaplayınız.


    Bir iş yerinde çalışan Asya, Benay, Cihan, Doğan, Emre ve Faruk isimli güvenlik görevlileri iki kişinin nöbetçi olacağı 6 gece nöbeti için kura çekip nöbet arkadaşlarını belirleyeceklerdir. Buna göre isimler ayrı ayrı kâğıtlara yazılıp, kâğıtlar karıştırılıyor. Sırasıyla herkes bir kâğıt çekiyor ve kâğıtta adı yazılı olan arkadaşıyla bir gece nöbeti tutuyor. Kura sonuçlarına ait bilgiler aşağıdadır.
    – Hiç kimse kendi adının olduğu kâğıdı seçmemiştir.
    – Asya, Benay ve Emre’yi seçmemiştir.
    – Doğan’ı seçen kişi Cihan’dır.
    – Emre’yi seçen kişi, Benay ve Faruk değildir.
    – Faruk’un seçtiği kişi Asya veya Cihan değildir.

    Bilgilere göre, Doğanʼın nöbet arkadaşları aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

    • Asya – Benay
    • Benay – Cihan
    • Cihan – Emre
    • Emre – Faruk
    • Faruk – Asya
  • Soru

    Bilgilere göre, Benay Cihanʼı seçmiş olsaydı, Emreʼnin seçmiş olduğu kâğıtta yazan nöbet arkadaşı kim olurdu?

    • Asya
    • Benay
    • Doğan
    • Emre
    • Faruk
  • Soru

    Bilgilere göre, Emre Cihanʼı seçmiş olsaydı, Benayʼın kâğıdında yazan nöbet arkadaşı kim olurdu?

    • Asya
    • Benay
    • Doğan
    • Emre
    • Faruk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir