in ,

KPSS Önlisans/ Türkçe Çıkmış Sorular Test(2016)-2

  • Soru

    Hepimiz yaşadıklarımızı bir tecrübeye dönüştürecek kapasiteye sahip olmamıza rağmen hayatın akışı içinde önce deniyor, yanlışlara düşüyor sonra da yanılgılarımızdan dersler çıkarıyoruz. Böylece daha ihtiyatlı davranmayı öğreniyoruz.
    Bu parçada anlatılmak istenen düşünceye en yakın atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

    • Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.
    • Damdan düşen, damdan düşenin hâlini bilir.
    • Abanın kadri yağmurda bilinir.
    • Acemi katır kapı önünde yük indirir.
    • Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.
  • Soru

    Çağımızda insanlar, hayatın nihai anlamına yönelik asıl sorularla uzun uzadıya uğraşmak ve bu sorular üzerine kafa yormak istemiyor. Bilgiyi oluşturmaktan çok onu hızlıca bulmayı amaçlıyor. Modern iletişim araçları da hâliyle tüketim toplumunun genel yapısına uygun olarak bilgiyi bir nesneye dönüştürüp üretiyor, sonra kitlesel tüketime sunuyor. Bu döngünün içinde herkes bir tür bilgi hapı istiyor gibi. Kestirmeden, çabuk, kullanışlı ve yorucu olmayan bilgi hapları… İşte elektronik kitap ve ansiklopediler, bilgisayarlar ve tablet gibi araçlar, üretilen bilgiyi en kısa yoldan ve her an tüketilebilir şekilde sunmak üzere her gün biraz daha geliştiriliyor.
    Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı olarak söylenmiş olabilir?

    • Bilgi çağı, insanların eğitim ve çalışma hayatını hangi açılardan etkiliyor?
    • İletişim araçlarının ürettiği bilgilerin güvenirliği hangi ölçütlere göre belirleniyor?
    • Bilgiye kolay ve zahmetsiz ulaşmak için insanların ne yapması gerekiyor?
    • Günümüzde iletişim ve bilgi araçları sizce neden hızlı bir gelişim gösteriyor?
    • İnsanlar yeni bir bilginin üretilemeyeceğini düşündüğü için mi tekrara düşüyor?
  • Soru

    Goethe bir eserinde şöyle der: “Ben birçok arabacının, atların koşumu olmadan araba çektiğini gösteren resimlerle alay ettiklerini duydum. Arabacı böyle resimlerle alay etmekte haklıdır ama atın güzel şeklini çirkin çizgilerle bozmak istemeyen ressamın da burada hakkı vardır.”
    Bu parçada Goethe aşağıdakilerden hangisini vurgulamak istemektedir?

    • Gündelik yaşamı konu edinen sanat eserleri, çok fazla eleştiri alabilir.
    • Sanatçı, yaratıcı olmak için gerçekliğe aykırı eser ortaya koymamalıdır.
    • Sanat eserleri, estetiği sağlamak amacıyla gerçeklikten uzaklaşabilir.
    • Sanat eserinin gerçek anlamını sanatçılar ve eleştirmenler anlayabilir.
    • Sanatçı, hayal edemediği şeyleri eserlerine konu etmemelidir.
  • Soru

    Okurlarımız için yeni ve özgün bir kitap hazırladık. Bu kitapta atasözü ve Nasrettin Hoca fıkraları gibi zaman zaman eğlenceli bir dille yazılan ögelere yer verdik. Çeşitli çevre konularında Türkiye ile ilgili bilgiler bulunmasına özellikle dikkat ettik, yeri geldikçe kültürel motifler kullandık. Ekolojinin gizemli bir bilim dalı değil de yaşamın bir parçası olduğunu göstermek için halk inançları, felsefe ve edebiyatımızdan örnekler verdik.
    Bu parçada sözü edilen kitapla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    • Bilimle gerçek hayatı buluşturan yönler içerdiğine
    • Farklı alanlara ilişkin ögelerden yararlanıldığına
    • Toplumun değer ve deneyimlerine yer verildiğine
    • Yoğun bir bilimsel dil kullanmaktan kaçınıldığına
    • Her yaştan okura hitap edecek şekilde hazırlandığına
  • Soru

    “Türkiye’nin Pisa Kulesi” denilen Aksaray’daki minare, Selçuklu sultanlarından Alaeddin Keykubat’ın babası I. Keyhüsrev tarafından 1221-1236 yılları arasında yaptırılmış. Kırmızı tuğlayla örüldüğü için “Kızıl Minare”, ekseninde 27 derece eğiklik olduğu için de “Eğri Minare” diye anılır. Silindirik gövdesinin alt kısmı zikzaklı bezemeler, üst kısmıysa çoğu dökülmüş mavi-yeşil çinilerle süslüdür.
    Bu parçada, sözü edilen minareyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    • Kim tarafından yaptırıldığına
    • Dış mimari özelliklerine
    • Yapılan adlandırmanın gerekçesine
    • Yapısındaki bozulmaların nedenine
    • Yapımında ne tür malzeme kullanıldığına
  • Soru

    Okumak insanın doğasına yön verir. İnsanın doğuştan gelen yetenekleri kendiliğinden çıkan bitkilere benzer; okumakla budanmaları lazımdır. Tecrübe ile yetişen kimseler okumayı hor görürken bilginler ondan yararlanır. Okumanın insanı ulaştırdığı nokta ise, tahsile ihtiyaç duymadan, onun ötesine varan bir kuvvetle, zamanla elde edilen bir bilgeliktir. Kitaplar, ne bir şeyi çürütmek ne bir yanlışı bulmak için okunmalı. Kitaplar, verdiği bilgiler zaten ispat edilmiş diye olduğu gibi kabul edilip sohbete konu olsun veya konuşmalarda ukalalık yapılsın diye de okunmamalı. Bazı kitaplardan yalnız haz alınır, bazıları olduğu gibi yutulur, bazıları ise uzun uzun çiğnenir ve sonra hazmedilir.
    Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?

    • Okuma eylemi farklı insanlarda farklı izlenimler bırakır.
    • Faydacı bir yaklaşımla kitap okunmamalıdır.
    • Okumanın olgunluğa eriştiren uzun soluklu bir etkisi vardır.
    • İçeriği sorgulanmadan yapılan okuma eyleminden kaçınılmalıdır.
    • Okunması zevkli olan kitaplar daha çok okuyucu bulur.
  • Soru

    7. – 8. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.


    Biri bana kendi şiirini okuyup da düşüncemi soracak diye korkarım hep. Çünkü bu durumda ne diyeceğimi şaşırıyorum. Kapkara bir duygu çöküyor içime. Çevremdekilerin bana verdiği değerden yüz bularak bilgiçlik taslıyor olma ihtimali beni rahatsız ediyor. Bu yüzden utanıyorum, sıkılıyorum. Çünkü iki yönü var bu işin: şiiri okuyana söyleyecekleriniz ve gerçekten düşündükleriniz. Hatta çoğunlukla bir üçüncü yön bile ortaya çıkabiliyor, o da şiirin size hiçbir şey düşündürmediği. Peki ben ne yapıyorum? Susuyorum, çünkü kimseyi kırmak istemiyorum.
    Bu parçada konuşan kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?

    • Öz güvenli
    • Şüpheci
    • Kırılgan
    • İyi niyetli
    • Hoşgörülü
  • Soru

    Bu parçanın yazarı aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?

    • Düşüncelerini saklamak zorunda kalmaktan
    • Başkaları tarafından rahatsız edilmekten
    • Duygularının yüzüne yansımasından
    • Şiirde niteliğin gittikçe bozulmasından
    • Şairlerin kendilerini fazla önemsemesinden
  • Soru

    9. – 11. Soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.


    (I) Sarı Irmak, Asya’nın kıraç topraklarından ayrılır ve yumuşak lös topraklarının ortasından geçer. (II) Bu verimli bölgedeki kolay işlenen topraklara, arada bir beklenmedik sellere yol açabilen sağanak yağmurlar düşer. (III) Bazen yağışların azlığı bazen de muson yağmurlarının yöreye hiç ulaşamaması sebebiyle ürünlerin zarar gördüğü mevsimler olur. (IV) Neolitik Dönem’in çiftçileri, Sarı Irmak boyunu takip eden istikrarsız tarım çevresinde MÖ 3000’lerde akdarı yetiştirmeye başladılar. (V) Yörenin çiftçileri daha sonra Orta Doğu’dan gelen buğday ile arpa ve Asya’nın muson bölgesinden gelen pirinç tahıllarının tarımını da öğrendiler. (VI) Ancak suyun kritik derecede kıt olabildiği bir bölgede pirincin, susuzluğa daha dayanıklı olan akdarı, buğday ve arpa gibi ürünlerin yerini alması da beklenemezdi.
    Bu parçaya göre Sarı Irmak çiftçileriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

    • Yetersiz tarım bilgisine sahip oldukları
    • Ürün çeşitliliğine çok önem verdikleri
    • Ticari kaygılardan uzak oldukları
    • Üretim için yanlış bir bölge seçtikleri
    • Etkileşime ve yeniliğe açık oldukları
  • Soru

    Bu parçada Sarı Irmak bölgesiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

    • Coğrafi konumuna
    • Görülen yağış biçimlerine
    • Su taşkınlarına
    • Toprak özelliklerine
    • Kullanılan tarım yöntemlerine
  • Soru

    Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

    • ll.
    • lll.
    • lV.
    • V.
    • Vl.
  • Soru

    12. – 15. soruları aşağıdaki bilgilere göre birbirinden bağımsız olarak cevaplayınız.


    Ahmet, Bekir, Ceren, Demir, Elif, Fatma ve Galip isimli öğrenciler ders kayıtları sırasında kimya, matematik veya tarih derslerinden birini seçmiştir. Öğrencilerin ders seçimlerine ilişkin kimi bilgiler şu şekildedir:
    • Matematik dersini üç kişi seçmiştir.
    • Kimya dersini seçen iki kişiden biri Elif’tir.
    • Bekir ve Ceren aynı dersi seçmiştir.
    • Demir, Elif ve Fatma adlı öğrencilerden her biri farklı dersleri seçmiştir.
    Buna göre;
    I. Ahmet,
    II. Demir,
    III. Fatma
    adlı öğrencilerden hangileri tarih dersini seçmiş olabilir?

    • Yalnız I
    • Yalnız Il
    • I ve II
    • I ve III
    • I, II ve III
  • Soru

    Aşağıdaki öğrencilerden hangileri aynı dersi seçmiş olamaz?

    • Ahmet ve Fatma
    • Ahmet ve Galip
    • Bekir ve Demir
    • Ceren ve Fatma
    • Elif ve Galip
  • Soru

    Aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur?

    • Ceren matematik dersini seçmiştir.
    • Demir matematik dersini seçmiştir.
    • Fatma tarih dersini seçmiştir.
    • Galip tarih dersini seçmiştir.
    • Bekir tarih dersini seçmiştir.
  • Soru

    Aşağıdaki öğrencilerden hangilerinin aynı dersi seçtiği bilinirse tüm öğrencilerin seçtiği dersler kesin olarak bilinebilir?

    • Ahmet ve Demir
    • Ahmet ve Elif
    • Bekir ve Fatma
    • Ceren ve Galip
    • Bekir ve Elif

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir