in

2017 KPSS Türkçe Çıkmış Sorular

  • Soru

    İnsan, doğası gereği kendi eksikliklerini, zayıflıklarını görmez; görse de bunları tarafsız bir şekilde değerlendiremez. Ancak aynı kusurları başka birinde fark edince o kişiyi hemen yargılar. Oysa insanın başkalarını doğrudan yargılamaması gerekir. Çünkü hakikat aynası kendine tutulduğunda zor durumda kalabilir.
    Bu parçada anlatılmak istenen düşünceyle aşağıdaki atasözlerinden hangisi anlamca örtüşmektedir?

    • El için kuyu kazan, kuyuya evvela kendi düşer
    • Elin ağzı torba değil ki büzesin.
    • Komşunun tavuğu, komşuya kaz görünür.
    • Damdan düşen, damdan düşenin hâlini bilir.
    • Sırça köşkte oturan, komşusuna taş atmamalı.
  • Soru

    Geçtiğimiz aylarda Cervantes’in Don Kişot adlı romanı, Andrés Trapiello tarafından günümüz İspanyolcasına uyarlanarak yayımlandı. İşlerini büyük ölçüde kolaylaştırdığı için okurların ilgiyle karşıladığı bu uyarlama, akademik camiada edebiyata karşı suç olarak görüldü. Uyarlanan biçiminin orijinal eserin önüne geçeceği, ondan daha çok okunacağı düşüncesi, kabul edilir görülmedi. Madrid’deki kitapçıların Cervantes’in orijinal eserine artık hiç talep olmadığı, okurların daha çok sade basımı tercih ettikleri yönünde verdikleri bilgiler de bu endişenin ne kadar haklı olduğunu gösterdi.
    Bu parçada Don Kişot uyarlamasının “edebiyata karşı suç” olarak değerlendirilmesi, aşağıdaki gerekçelerden hangisine dayandırılmaktadır?

    • Yapılan uyarlama ile eserin orijinali arasında benzerlik bulunmamasına
    • Uyarlamanın, eserin dünya edebiyatındaki değerine zarar vermesine
    • Orijinalinde bulunan kimi bölümlerin uyarlamada yer almamasına
    • Uyarlamanın, yazarın kaleminden çıkan biçimi unutturacak olmasına
    • Uyarlanırken eserin konusunda önemli değişiklikler yapılmasına
  • Soru

    (I) Fotoğrafın olmadığı dönemlerde duvar resimleri, kendi izlenimlerine veya görenlerin anlatımına, bazen de hayal gücüne dayanarak sanatçıların bir şehrin yahut bir nesnenin resmini yapmasıyla oluşurdu. (II) On sekizinci yüzyılda Anadolu’nun çeşitli yerlerinde eserler veren sanatçılar evlerin, camilerin ve şadırvanların duvarlarına en çok İstanbul’u ve gemileri resmederdi. (III) İstanbul’un günümüzde olduğu gibi o dönemde de güzelliğiyle bir çekim merkezi olması, sanatçıların resimlerinde onu işlemelerinde başlıca etkendi. (IV) Deniz ve dolayısıyla gemi, denizden uzak yerlerde yaşayan Anadolu insanları için her zaman ilgi duyulan konuların başında gelirdi. (V) Ancak sanatçıların hayal gücü ve coşkuları İstanbul ve gemilerle sınırlı kalmadı ve bunlara ağaçlar arasında bir yel değirmeni, şırıl şırıl akan bir dere ve antik kent kalıntıları gibi konular da eklendi.
    Duvar resimlerine ilişkin bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    • I. cümlede, sanatçıların beslendiği kaynaklardan bahsedilmiştir.
    • II. cümlede, ağırlıklı olarak nelerin konu edildiği belirtilmiştir
    • III. cümlede, sanatçıların konu tercihinin nedenine değinilmiştir.
    • IV. cümlede, Anadolu coğrafyasının bu resimlere etkisi açıklanmıştır
    • V. cümlede, konularındaki çeşitlenme üzerinde durulmuştur.
  • Soru

    (I) Türkiye’de, Türk-İslam Dönemi kültür mirasının toplum tarafından daha kolay benimsendiği ve iyi korunduğu, Bizans Dönemi kültür mirasının ise bu koruma şemsiyesine daha zor dâhil edildiği görülmektedir. (II) Çeşitli araştırmacıların da dile getirdiği gibi kendini bir mekân, gelenek veya inançla özdeşleştirebilmek kültürel kimliğin oluşmasında önemli bir rol oynamaktadır. (III) Toplum, yakın dönem millî tarih veya ortak bir dinle bağlantılı olarak oluşturduğu kültürel kimliğiyle ilişkili mirası daha kolay sahiplenebilmektedir. (IV) Buna karşılık, toplumun güncel sosyokültürel yapısıyla bağdaşmayan dönemlerin anlaşılması ve benimsenmesi daha zordur. (V) Geçmişin, oluşturulan geçerli kültürel kimlikle ve yapıyla uzak düşen dönemleri toplumun bireyleri için genellikle bir anlam ifade etmemektedir. (VI) Bu gibi durumlarda toplum, geçerli kimlik ve yapısıyla doğrudan ilişkilendiremediği kültürel mirasa yanlı davranmakta ve hak ettiği değeri vermemektedir.
    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde I. cümlede ifade edilen durumun nedeni belirtilmemiştir?

    • II
    • III
    • IV
    • V
    • VI
  • Soru

    (I) Saydam cam içinde döne döne yükselen beyaz veya renkli helezonlarıyla göze çarpan çeşmibülbül, cam sanatının en özgün tekniklerinden biridir. (II) Osmanlı Türkçesinde “bülbülün gözü” anlamına gelen bu kelimeyi tercih edenler bülbülün gözündeki çizgilerden ilham almış olabilir. (III) İlk kez on altıncı yüzyılın birinci yarısında Venedik’te geliştirilen bu teknik, on dokuzuncu yüzyılın başlarında Osmanlı topraklarına getirilmiş ve yüzyılın sonuna kadar Beykoz’daki cam atölyelerinde çeşmibülbül imal edilmeye devam edilmiştir. (IV) Çeşmibülbülün yapım süreci, ilk hazırlık aşamasından son biçimini alıncaya kadar, tam bir sanatçı duyarlılığı gerektiriyor. (V) Bir süre gözlerden kaybolan çeşmibülbülün yapımı 1960’lı yıllarda tekrar canlanmıştır.
    Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • I
    • II
    • III
    • IV
    • V
  • Soru

    (I) Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yeni askerî keşif yöntemleri ortaya çıkmaktadır. (II) Günümüzde keşif görevleri, farklı araçlarla yapılabiliyor. (III) Mikro hava araçlarıyla da keşif görevlerini daha güvenli hâle getirmek hedefleniyor. (IV) Yörüngelerdeki uydular, yüksek irtifalara çıkabilen uçaklar veya insansız hava araçları keşif için kullanılan araçlar arasında. (V) Tek bir askerin, sırt çantasında taşıyabileceği bu araçlarla küçük çaplı operasyonlarda, bilgiler hem daha ucuz hem de daha güvenli bir şekilde elde edilebiliyor.
    Bu parçada numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturabilmesi için hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerekir?

    • I ile II
    • II ile III
    • II ile V
    • III ile IV
    • IV ile V
  • Soru

    I. Birçok şeyi içimden geldiğince deneyerek öğreniyordum.
    II. Yaşlandıkça tabiatı bir menzile ulaşmak gibi görmeye başladım.
    III. Tabiat, çocukluğumda benim için yapboz tahtası gibiydi.
    IV. Aynı zamanda eğlencenin doruğunda yaşıyordum.
    V. Ama bir yanım hep çocuk kaldı ve bu, tabiat sayesinde oldu.
    Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi sonuncu olur?

    • I
    • II
    • III
    • IV
    • V
  • Soru

    Genç iş adamı Georg Bendemin, bir ilkbahar sabahında, görece aydınlık ve insana umut veren bir ortamda çalışma odasındaki masasına oturur. Rusya’nın en önemli kültür şehirlerinden biri olan Petersburg’da yaşayan eski bir çocukluk arkadaşına oyunsu bir yavaşlıkla mektup yazar. Arkadaşı, yıllar önce büyük umutlarla evinden kaçıp Rusya’ya gitmiştir ancak yalnız ve hüzünlü bir yaşam sürmektedir. Kendisinin işleriyse oldukça iyi gitmektedir. Mesela iki yıl kadar önce babasından yönetimini devraldığı kundura mağazası umut vaat etmektedir. Bu arada Georg bir de nişanlanmış, zaten mektubu da bu arkadaşını düğününe davet etmek için yazmıştır.
    Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

    • Betimleme
    • Öyküleme
    • Karşılaştırma
    • Örneklendirme
    • Tanımlama
  • Soru

    Filozof Wittgenstein insan aklını bir şişenin içine girmiş ufacık sineğe benzetiyor. Sinek, içine girdiği şişenin camını fark edemiyor ve her çıkmak istediğinde başını cama vuruyor ama buna bir anlam veremiyor. Şişenin ağzına doğru bir tünel var fakat onu bir türlü bulamıyor. Ancak birinin yolu göstermesiyle içine girdiği dünya şişesinden çıkabiliyor, özgürlüğüne kavuşabiliyor.
    Bu parçada aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?

    • Ünlü düşmesi
    • Ünlü daralması
    • Ünsüz yumuşaması
    • Ünsüz düşmesi
    • Ünsüz benzeşmesi
  • Soru

    Aşağıdaki cümlelerden hangisinin öznesi, sıfat tamlamasından oluşmuştur?

    • Bireyin benliğini bütünüyle saran duygular, hayatın her alanında bireyin düşüncelerine yön verecek en temel etkendir.
    • “Duygular mı düşüncelere, düşünceler mi duygulara yön verir?” sorusunu, insan zihni kolaylıkla yanıtlayamaz.
    • İçinde yaşadığı toplumun düşünce dünyasını sorgularken insanlar her zaman zorlanmıştır.
    • Buzulların hızla erimesi, okyanus sularının yükselmesini ve kıyıların sular altında kalmasını beraberinde getirecektir.
    • Yazma eylemi; boş vakit geçirme etkinliği değil, aksine insanın bir duygu ve düşünce âlemine bağlanma isteğidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir